Reklam
Reklam
Reklam
Protez Kullanıcıları

PROTEZLİ DEMİR ADAM

Ayşe Yılmaz

Ayşe Yılmaz

Öncelikle merhaba. İsmim Ayşe 23 yaşındayım. 2005 de ilk okulu köyde okumaya başladım ilk okulu köyde bitirip, 2008 de ilk okulu bitirip ilçede ortaokul ve liseyi okuyup 2017 yılında mezun olup eğitim hayatım sona erdi. Üniversiteyi ailevi nedenlerden dolayı düşünmemiştim ama üç yıl sonra yani şimdi sınava girip üniversite mezunu olucam. Küçüklüğümden beri ayaklarımla resim yapmayı çok severim. 2019 yılında sol ayağım kısa olduğu için belim de skalyoz oluştu ayağımdaki kısalıktan  dolayı  olduğu için sol ayağıma yarı protez takıldı. İlk başta herşey çok güzeldi çok iyi hissediyordum kendimi ama hayatımı ayaklarımla idam ettirebildim için sonra çok zoruma gitmeye başladı ve kullanamadım. Şimdi ayaklarımla ahşap yakma sanatıyla uğraşıyorum ve mutluyum.Engelim ahşap yakma sanatıyla uğraşmama asla engel değildir. Hayatta ki en büyük engel sevgisizliktir...

Merhaba ben Kemal her insan gibi benim de bir rutin hayatım vardı, ta ki takviimler 22.02.2019 gününü gösterene kadar o gün hayatımın değişeceğini bilemezdim.Kimse kendinin nerde ve nasıl olacağını bilemez tabi ben gibi mevsim kış olduğu için geçirdiğim gribal hastalıktan almış olduğum raporu çalıştığım fabrikaya teslim etmiş dönerken 112 acil personelinin dediğine göre tansiyonum düşmüş ve direksiyon hakimiyetimi kaybederek arabam bariyerlere çarpmıştı. Olay anından hemen sonra kendime gelerek durumu fark ettim. Ayağım sıkışmıştı ve feci şekilde kan kaybediyordum. Daha fazla kan kaybım olmasın diye torpido gözüne uzanarak işime yarayacak bir şeyler baktım gözüme poşet ilişti uzanarak poşeti alıp ayağımı sıkabileceğim kadar sıkıp bağladım bu arada ayağımın bana hayır getirmeyeceğini anlamıştım. Aklım başımdaydı soğuk kanlılığımı koruyordum çok geçmeden görenler aramış olmalı ki itfaiye ve ambulans ekibi geldi. Herkes elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyordu ama ne var ki benim sol ayağım sıkışmış kurtaramıyordum. İtfaiye ekibi hemen işine başlayarak beni kurtardı. Vakit kaybetmeden ambulansa koydular ambulansın içinde benden kişisel bilgilerimi öğreniyorlardı. Bu arada hemen aklıma gelen 112 acil ambulans personeli olan yengem Derya`nın ismini vererek onu aramalarını söylemiştim.

O tarihte evliydim eşim hiç bir şeyden habersiz evde oğlum Ayaz ile birlikteydi ve oğlum küçüktü. Aileme Derya yengemin haber vermesini istedim. Yengem sağlıkçı işinin ehli ve benim de çok değer verdiğim biriydi. O uygun bir dille anlatacaktı, o hengamede bunları düşünebiliyordum. Ambulans beni tıp fakültesine getirmişti. Sayısını bile bilemediğim doktorlar beni bekliyordu. Herkes olağan gücünde beni ve ayağımı kurtarma çabasındaydı çok kan kaybediyordum sağolsunlar hepsi canla başla çalışıyorlardı ama ben tarifsiz bir ağrı çekiyordum. Yengem beni bu arada hiç yalnız bırakmıyor yanıma girip çıkıyordu. Olayı haber alan sevdiklerim hastaneye gelmişlerdi yengemden haberi alıyordum. Yapılan çalışmalar hızlı ve güçlüydü. Ne var ki ayağım beni bırakmıştı bunu ben anlamıştım. Acil bir şekilde beni ve ailemi bilgilendirerek beni ameliyata aldılar. Orda doktorumun bana söyledi söz sana ne olacak biliyor musun sorusuydu. Bense doktorumun gözlerinin içine bakıyordum. Bana ayağını keseceğiz ama seni kurtaracağız demişlerdi nitekim de öyle oldu. Çünkü hayati tehlikem onlara göre çok fazlaydı allah bana öyle bir güç vermişti ki ayağımı kaybetmem beni hiç üzmüyordu çünkü yaşıyordum bu benim alnımın yazısıydı bir gece yoğun bakım da kaldıktan sonra ertesi sabah beni yatağıma getirdiler.Ailem sanki ben tekrar doğmuşum gibi o gözlerle bekliyorlardı, odada çok geçmeden doktorum geldi çarşafı kaldırarak kemal canın mı malın mı dedi. Bende tabi ki canım diye cevap verdim o da bana döönerek bizde öyle yaptık senin canını kurtardık.Ben seni üç ay da ayağa kaldıracağım seni kaybetseydik bunun telafisi olmayacaktı diye teselli de bulundu. Mal diye ayağımı kast ediyordu diğer ayağım protez de olsa yerine geleceğini söylüyordu, Tedavi sürecim bir hafta sürmüştü hastaneden sonra taburcu olup evime çıktım belli aralıklarla kontrole gelip gidiyorduk bu zor günlerimde dayılarım, amcalarım, eniştelerim ve bütün sevdiklerim yanımdaydı.

Eşimin ve ailemin desteğiyle bu zor günleri aşmış protez takılma günlerim gelmişti. Tabi bu arada koltuk değneklerimle baya bir geziyor sanki öyle doğmuşum gibi hızlı hareket ediyordum alışmıştım. Arkadaşlarım sağolsun hiç yallnız bırakmayıp beni alıp sinema, çarşı, pazar sosyal aktiviteleri beraber yapıyorduk. Hiç bir psikolojik tedavi gereği duymadım gücüm ve moralim yerindeydi. Beni hayata bağlayan bir evladım Ayazım vardı. Onun için güçlü olup ayakta durmalıydım. Protezimle yürüme zamanı gelmişti.

Bu süreci de pozitif bir şekilde atlattıktan sonra raporum bitmiş iş başı yapma zamanım gelmişti. Fabrikamda bana kolaylık sağlamış benim yapabileceğim bir iş göstermişlerdi. Hayat her zaman yolunda ve düzgün gitmiyor, eski eşimle vermiş olduğumuz ortak kararla evliliğimizi sonlandırmıştık. Ama bu herşeyin sonu değildi her karanlığın bir aydınlığı, her gecenin bir sabahı vardı benim için(oturarak voleybol) dan gelmişti. Gelen teklifi değerlendirerek aksarayda bulunan milli takım kampına on gün süreyle katıldım bu süreçte antranörümüz olan hocam oturarak Milli voleybol takım sporcu aday adayı olduğumu söyledi. Milli takıma seçilmiştim bu benim için gurur verici bir şeydi. Bundan sonra elimden gelenin daha fazlasını yaparak bana layık görülmüş bu görevde başarıya ilerleyeceğimi hiç bir zaman pes etmeyeceğime kendi kendime söz verdim.

Hayatınızda ne olursa olsun hiç bir zaman karamsarlığa düşmeyin, bir yerden tutunmayı başarın ne olursa olsun hayat buna değer, hele ki bir de evladınız varsa…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
PROTEZLİ DEMİR ADAM - 17 Haziran 2020
3D Teknoloji Protezlerini - 29 Mayıs 2020
ArabicEnglishTurkish